GOP kent ormanı, iş öncesi kahvaltı – yağmur – gezer

piknik gezisi yağmır gezer

GOP kent ormanı, iş öncesi kahvaltı – yağmur – gezer

Her anın mutlu geçiyorsa bilki yanında en sevdiğin vardır. O yokken bile mutluysan, geleceğini bildiğindendir. Hiç mutlu değilsen, bilki seninle olamayacağındandır.

Kent ormanı insanların sık sık gittikleri, piknik yaptıkları, futbol maçlarının oynandığı, yemyeşil ormanlarıyla içinizi ferahlatan, masmavi göletiyle gözlerinizi alıp götüren, enginlere dalıp alıp başınızı çeken, hobi bahçeleriyle dertlerinizi toprağa aktaran harika mekanların başında geliyor. Biz gibi kimileri için. Havasıyla suyuyla, derlerya işte öyle bir kaçamak mekanı. ister derinlere iner sessiz sakin takılırsın. ister insanların içinde cıvıl cıvıl seslerle eğlenirsin. ister mavi gölün kenarında, rüzgarın sürttüğü kıvrımlı dalgaları seyre dalarsın, ister çimene yatıp gökyüzüne dalarsın. İstediğin seninleyse zaten hepsini yapıyosundur. Belki sizlerinde yolu düşer, bu düşler yatağına. Yeni yetme çalımsı ağaçlarla, asrı devirmiş koca çınarlar arasında piknik yapar, ağaçların nelere şahit olduğunu düşünür bir oh yada bir ah çekersiniz belki…

Sizin içinizde ne kadar engin bir düşünce yapısı varsa okadar dolu dolu yaşarsınız burda, dilediğinizce. Belki 10 dakika belki günlerce kalasınız gelecek. Bazen sabah uğradığım, kahvaltı yaptığım, bazen yağmurda mavi gölete indiğim, damlaların enginliğe kavuştuğu o anı izlemek için ansızın varırım buralara. Bazen geç saatte gelir takılırım. Bu saatlerde ne var demeyin. İstediğiniz saat girebiliyorsunuz buraya öyle biliyorum. Bide çoğu zaman erken saatte yada geç saatte gelince, kalbini ücretsiz açar bu mekan sizlere. Aksam börtü bözek ayaklanır hep birliklte ahenkle senfoni dinletir size. Tabi duyabilene. Ruhunda hissedebilene. Sevdiğinde yanındaysa o saatlerde sanki o senfonide sizin şarkınız çalar. İçiniz ısınır. Ruhunuz ferahlar. Soğuk bile olsa hava, sevdiğinizin yanında olması ayrı bir sıcaklık katar ortama. Bisikletin de varsa durma hadi pedalla. Gece ışık takmayı unutma her nekadar dolunay da olsa. Işıklı, arnavut kaldırımlı, kıvrımlı, inişli, çıkışlı yollarda hırsla çevir pedalları. sevdiğinle gel takıl oynaşa, koklaşa,

Hiç birşey yapamazsan, iki bisküvi bir şaşal su veya içeceğinle gel. Uzan yeşilliğe, dalarsın hayallere, konuşursun sevişe sevişe. Anlatırsın içindekileri, dökülür kelimeler heyecanla dudaklarından, utanmadan, sıkılmadan. Sen farkına varmadan dökülür kelimeler, pervasızca, umarasızca açılır ağzın, eğmeden bükmeden dile gelir sözler. Anlatır aşkla içinde kalanları. Hiç anlamazsın, zaman geçtimi yoksa an var mı yoksa zamansızmısın. Zaman sana durur bi an belki çok kısa gelir kaldığın zaman. Belki çok uzun kaldım sanırsın, o kadar şey konuşunca. Bilemezsin seni nerelere götürür buranın büyüsü gizemi. Tabi bunların hepsi sevdiğin yanındaysa. Gerisi hep palavra. Araçınla takılma, içtiğinle takılma, yanlız takılma, hasretlede takılma buralarda. Sevdiğinle yada ailenle gel. Yoksa alamazsın tadını, ne ruhunla, nede dudağınla.

Yağmur altında yürü, ıslak taşlara bas, çıkar ayaklarını çoraplarını, edersin toprağa temas, seversin yürürken bakışmayı, hayallerinden konuşmayı, dile geldinya anlat kalmasın içinde, dökülsün hepsi damla damla, edersin toprağa temas.

Sabah gel istersen, yüksekten mavi gölete bakmak istersen. Kaldır önce üstündeki örtüyü, beklersen ateşli kızıllığı alevlenirse tan yeri, kızıl döner beyaza, kalkar perde havaya, açılır sahne, çıkar ortaya iki mavinin düeti. Mavi göletten çıkan buhar kavuşur ağlaya ağlaya, kaybolur yükseldikçe, kavuşur maşukuna. Sende çıkar keyfini bu anın beklediysen kızıl olmasını tanın. Aldıysan ağzına iki lokma peynir, simit, sevdiğinde göz göze gelip bir buse gülümseme, göz parlaması, gamzelerin dansı, belkide ruhların kavuşması kısacık bir anın içinde.

Deneyimlemek istersen kent ormanı orada bekliyor. Yağmur çamur giderim dersen, kardada gelirim yarim beklersen. sen iste yeşil olayım, iste mavi göle dalayım. İste gözlerinde kalayım. İste ruhuna bakayım, İhya edeyim ömrünü ömrüme, gitme kal sevgili….

Bu gönderiyi paylaş